Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

tren gidiyordu ama ben uzaklaşıyordum!

bazen gidenleri affetmek gelenleri sevmekten daha kolay!! sevmek zormuydu hayır!! sevmeye guvenımız yoktu.. yanlışlıkla sevdiklerimde oldu benim.sadece sevişmek içinde sevdiklerim oldu. ama gerçekten sevdiklerimde hiç yadsınamaycak kadar fazlaydı..  bezen gittikçe yaklaşmazsın gideceğin yere aksine uzaklaşırsın. yol gider yol azalır zaman geçer ama sen gideceğin yere daha da uzaklaşırsın..  geriye gitme gücünde kalmamıştır! yorulmuşsundur.. orada kalırsın sonra üstünden insanlar hayatlar aşklar zaman geçer.. sonra mı? 

Masumiyetimi kaybettim

Ne gelecegi? bugunum yok ki benim gelecegim olsun....çokta  umrumda degil zaten... Asklarimi yalniz yasadim ben. Haksızlik etmiyeyim birlikte sevdigimiz asklarimda oldu.   Daha dik daha sert bakisaslarim var artik. belki biraz  yorgun belkide..  ansiz.. ansizim. ansizin seyler var benim icin. ansiz yasiyorum. ani bile yasamiyorum o derece ansiz. benim bile haberim olmuyor bazen yasadiklarimdan...  Aynen oyle bazen haberim olmadan yasiyorum. bir bakiyorum yasanmis ve bitmis.geriye kalan?        Bazen bir soz bazen bir koku bazen bir soz...amalari attim. cunku ler de yok. noktami hicc.. cumleler bitmiyor . cunku cumle kurmyorum kelimeleri yalniz yasiyorum. tipki asklarim gibi. O bana güldu, ben ona güldüm..sonra agladik... ben asik olurum..hatta..neden baktinki oyle banaa...seni seviyorum onun icin. bilmiyorum ben hic bir seyi.. takvime bakmiyorum ..neden bakayim ki?  takvimler gelecektir.gecmisi yirtar atar..ee ge...

uzunca sustum

Belki de dünya fazla hızlı dönmeye başladı. Ben artık ona yetişemiyorum Yüksek sesle susmuştu adam. Kadın sessizce bağırıyordu. Sonra sevdiler . Ama hiç sevişmediler. Gerek duymadılar. Miskince sokuldular birbirlerine. Sonra müzik çaldı ve uyudular. Sonra müzik bitti. Ve uyanmadılar….. Hep başkaydı aşk. Hep severdi aşk. Hep gülerdi aşk. Hep susardı aşk. Aşka susardı adam Yorgunlukları sessizdi. 

Bir gün kahkaha atmaktan vazgeçecekti.

Resim
Ben sevmekten vazgeçtim. Sen neden bahsediyorsun. Keşke ruhumu bu kadar yormasaydım. Keşkelerim var benim evet. Tek gecelik aşk masalları yaşadım ben. Ama aşktı. Tutkuluydu. Delice seviştik. Delice SEVDİK. Herkesten hıncımızı alıyorduk yatakta. Yaşayamadığımız en masum duyguları hoyratça birbirimize dokunarak yaşıyorduk. Sonra keyif sigarası yaktık….nefretimizi kusmuştuk birbirimize. Aşık olmaktan kokuyorduk biz. Çünkü bitecekti. Sonu yoktu. Belki de vardı. Ama cesaretim yoktu. O an anladım ki…. Bu kaçıncı umuttu bir selam ile başlayan. Her selam yeni bir umuttu. Bu sefer evet dediğin bir umut. Bitmesin bu sefer dersin. Artık bilmediğin tenlerde orgazm olmak istemezsin. Sonra bakarsın başladığın yere gelmişssin. Ama ne geldiğin yer aynı ne de sen aynısın… Unutarak yaşıyordu. Yoksa çoktan ölmüştü adam. Sahi bu adam yaşıyor mu hala? Yoo olamaz kesin ölmüştür.. Unuttukları o kadar çoktu ki bu yüzden yaşamaktan korkardı. Yeniden unutmak … Gülmek onun maskesiydi. Kahkaha...

tipki asklarim gibi

Ulke olsam italya olurdum. kiyafet olsam jartiyer olurdum. obje olsam abajur olurdum. aksesuar olsam kravat olurdum.sarki olsam dillere pelesenk olurdum. renk olsam bordo olurdum. yemek olsam tadindan yenmezdim.arac olsam vapur olurdum.hayvan olsam kurbaga olurdum. kadin olsam orospu olurdum. erkek olsam asik olurdum. insan olsam................ garanti?   kendimi gelecegimi garanti altina almak gibi bir derdim yok benim. gelecek mi?  Ne gelecegi? bugunum yok ki benim gelecegim olsun....cokta umrumda degil zaten... Asklarimi yalniz yasadim ben. Haksızlik etmiyeyim birlikte sevdigimiz asklarimda oldu.   daha dik daha sert bakisaslarim var artik.nbelki biraz  yorgun belkide..  ansiz.. ansizim. ansizin seyler var benim icin. ansiz yasiyorum. ani bile yasamiyorum o derece ansiz. benim bile haberim olmuyor bazen yasadiklarimdan...  Aynen oyle bazen haberim olmadan yasiyorum. bir bakiyorum yasanmis ve bitmis.geriye kalan?        bazen bir soz bazen bir koku bazen bir soz...ama lari attim. ...

çok mutluyum! Mutluluk!

       O'na benzemekten korkuyorum ben. Aslında ben her şeyden korkuyorum. ..............Yane olduğum yerdeyim hala. Hatta doğduğum yerdeyim. Doğduğum gibiyim. Aynıyım. O zaman neden geldim bu dünyaya diye ağlıyordum. Arada aynı şarkıyı dinleyip ağlarım yine hangimiz dinlemeyiz arada  . ........... Ama korkularım. Sadece yazıyorum. Tüm vücudum yanıyor.         Sil baştan yaşıyorum zaten her sabah. Her gece siliyorum. Ve sabah uyanıyorum. Değişen ne diyorum hiçbir şey. Bazen boyum uzamış oluyor bazen sivilcem çıkmış yada patlamış oluyor. Bir şeyler yapıyorum. Oluyor mu ? Acaba ben mi farkında değilim.      Pişmanlıklarım. Aşk sandığım nefretlerim var benim.          Başarısız olmaktan korktukça başarısız oldum ben. Hayvan sevmem güneşi sevmem kalabalığı sevmem. Aslında severim ama onların beni sevmediğini söyleyemediğim için yalan söylüyorum herkese.      Çok konuşuyorum kes...

Metro sohbetlerim var benim

    Kimisi ile sevişiyorum kimisi ile sadece aşk yaşıyorum.. Bazısı ile gülümseyip geçiyoruz.. Bazen de saniyelerce anlamsızca bakışıp konuşuyoruz.. Birbirimize dert yanıyoruz. Sevinçlerimizi paylaşıyoruz. Kimseye diyemediğimiz sırlarımızı söylüyoruz birbirimize    Ben metroları çok severim. ( Taksilerde sıkılırım hep yalnızsındır. ) Yürüyen merdivenlerden inmeye başladığımda başlar benim hikayelerim. Tanımadığım bir sürü insan kadın erkek çocuk yaşlı genç travesti engelli gay işçi memur zengin fakir travesti patron emekli…..uzunca bir liste.. Sen inerken onlar çıkar. Onlar inerken sen çıkasın. Sonra yürürsün. Metro çalgıcıları vardır. Bunlarda hikayemin müziğidir. Bazen Türk sanat müziği bazen rock çalarlar. Onları da geçerim ve sarı çizgiyi geçmeyin yazan yazının önünde beklemeye başlarım…  Sonra yer bulmak için koşturduğun metro gelir.      Beklerken başlarsın konuşmaya o gözlerle.. Arkadaş bulurum o an kendime ne olduğu kim olduğun...

yalancı kim?

hayallerimin neresindeyim? hayal kurmak bile lukstu bir zamanlar benim icin..hayal kurmaya sizden cok sonra basladim ben..onun icindir geriden gelmem..yeni basladim hayal kurmaya ben...basindayim daha..yolun cok başındayım..kimine göre geç kaldım ama umrumda değil ...gec kalınca geç kağıdı alïp girerdik sınıfa ..ben okuldan da kacmadim hic..neden bilmem..bos dersleride sevmezdim ben..yalanciyim ben..buyuk bir yalanci..hepinize yalan soyluyorum..kiminiz anliyorsunuz kiminiz anlamiyorsunuz kiminiz anlamamazliktan geliyorsunuz..kiminizin umrunda degil...aslinda dusununce yalanci sizsiniz..Beni cok seviyorsun oylemi hadi ordan sen gormekmistedigini seviyorsun...

yalniızım

unutulur elbet her sehir ve her insan,bu kadar fazla uzaklasmis olamaz...unutmadim seni unuttum ya da ...bundan kime ne..en buyuk suctu inanmak yalanlara..sen olur dedin.ben olmaz dedim..ruhu bile duymaz dedin...ya benim ruhum..ben sana asiktim o seni seviyordu ya sen? sonra ben senden vazgectim...vazgectim gozlerinden kokundan...sonra sevdim..cok sevdim askin inadina sevdim..askimizi yasayamamanin intikamini cok severek aldim...cok sevdik birbirimizi ama seninle degil onunla.. anlamiyorum kimseyi anlamakta istemiyorum baskalarinin benim icin dusundugunu dusunerek yoramam kendimi.. butun gozyaslarimin sebebi benim..kimse degil... aglamak geliyorsa icinden agla gulmek geliyorsa gul... belkide sorgulamamak gerek.. hayallerimin neresindeyim? hayal kurmak bile lukstu bir zamanlar benim icin..hayal kurmaya sizden cok sonra basladim ben..onun icindir geriden gelmem..yeni basladim hayal kurmaya ben...basindayim daha.. hayvanlari hic sevmem ben..hayvan sevmeyen insan sevmezmis dogru herkeside ...

doğum gününü yalnız geçirdiğinde vazgeçti korkularından

Resim
          Kendini bilmiyordu ..keşfediyordu..merak ediyordu.yaşamayı.ne yaşayacağını nasıl yaşanacağını kiminle yaşanacağını belkide kiminle olduğunun önemi yoktu.Korkuyordu deli gibi..Geleceğinden korkuyordu.kendinden korkuyordu.Sonra korkularından vazgeçti.Tüm cesaretini topladı doğum gününü yalnız geçirdiğinde vazgeçti korkularından.Ve gerçek adını bile bilmediği biriyle buluştu..Gitmiyordu ayakları vazgeçiyor du.Beklediği saati de geçmişti..Ekildim nasıl sa dedi ve geri dönecekti.Beyaz pantolonu vardı üstünde üstünde ne var hatırlamıyordu bile siyah bir ceket kalmış hatırında..Sonra beklediği tanımadığı işi geldi.Ve gerçek adını bilmediği  birinin evine gitti. Tanımadıklarının verdiklerini yeme cümlesi aklına geldi.İkram edilen viski'den içmedi.Evde çalan Zerrin Özer Bırak Ellerimi şarkısı her yerdeydi.Ama bu evi tanıyordu.gelmişti daha önce..Bir ara sevişmeye gittiler. o an aklında geçenleri ya hatırlıyor ya da hatırlamak istemiyor du.Korkular gözyaşı ...

Twitter dostukları sev kardeşim

Resim
          Önceleri herkesin evinde internet yoktu. İnternet kullananların ev telefonu  meşgul çalardı. Sonra internet cafeler mırc chat odaları birkaç kaçamak porno sitesi. Yavaş yavaş Google hayatımıza girdi.                  Merak ettiklerimiz yazdık. İzledik gördük. İnternet evlerde yaygınlaşmaya başladı çok değil  10 sene önce arada bir sürü teknolojik gelişmeler oldu filan mırclar da bulunan arkadaşlıklar takma isimlerle yazışmalar  kendini bambaşka tanıtmalar filan…konumuza gelelim. 2012 yılındayız. Sosyal ağlara en karşı olanın bile bir facebook’u var. ( hele cep telefonlarından internete girilmese metrobüs otobüs nasıl çekilirdi hepimiz boyun fıtığı olacağız.) sonra twitter  foursuguare  vs  uzayıp giden bir liste.Yavaş yavaş tanımadığımız insanlarla konuşmaya başladık ünlülerle arkadaş olduk. Anne baba kardeşten çok  twitter da tanıştığın in...
Resim
Kim olduğunu bilmiyordu.... Tanımıyordu çoğunu..sadece bakıyordu adam...çoğunun adını bile bilmiyordu.sevişiyordu sürekli intikam alıyordu geçmişinden.yaşamadıklarından yaşayamadıklarından...neydi onu engelleyen onu da bilmiyordu ..vazgeçişler de yürüyordu sürekli.hayattan korkmuyordu.belki de umursamıyordu.çünkü kaybedecek hiç bir şeyi yoktu...İstiklal'de yürüyordu saatlerce..ama hiç bir mekana girmiyordu.delicesine yürüyordu. sevdiğinin kokusunu özlüyordu.Sevdiğiydi evet ama hiç bir zaman sevilmeyeceği belkide....sevgiyi yaşayamayışı onu daha da hırçın yapıyordu..kocaman bir yalnızdı....ayna ile konuşuyordu arasıra gülüyor genelde susuyordu aynaya öylece bakıyordu ..hep soruyordu kimim ben? insanların sevdiği istediği mi? yoksa olmak istediğim mi? yoksa olduğum mu?..hiç biriydi aslında bunun anladığı an uyuyordu.belki bir gün uyanmamak üzere uyuyacağını bile düşünüyordu....kimim ben kimiz biz....

Sır başkasına vermek için ertelenmiş bilgiymiş sadece

  Cevapsız sorular başlıyacak.uzun sessizlikler olacak.bu sessizlikler hangi para hangi mevki bozabilir. Bunun cevabını bilmiyorum.aklıma gelince çıldırıyorum.halletmeli bunu .nasıl mı…..hayır o en kolayı. tanımadığım bir sürü eve gidip başka tenlerde aradım ben arsızlığımı....    Yok olmak istiyorum.ağlamak bile gizli bende.sevgilim için ağlamak bile lüks bana.zaten hayatım lüks. Başladığım nokatada bir hayatım var.sevmeyi sevilmeyi sevişmeyi bilemeyen bir aadm olafrak sonumu bekliyorum desem yanlış olmaz.cümlelerim yok ki benm hepsi sessi hepsi yalan.. O an anladım! Benim gerçeğime bu kadar yabancıyken neyin bana iyilik olacağını nereden biliyorsun? Sır başkasına vermek için ertelenmiş bilgiymiş sadec e http://www.youtube.com/watch?NR=1&feature=endscreen&v=2ZdoVX-v5uI Anlatılacak 7 gecem olsun diye yaşadım ben. 7 gecesi olmadan ölmemek için yaşadım ben....        Onunla ilk kez ışıkta sevişmişti adam!..Gö...

İstanbul'da ayaz bir gün

          İstanbul bugünlerde ağlıyor. Hatta bazen kar ağlıyor. Kim tutar Seğmen’i yağmurun ve karın durduğu ayaz bir pazartesi günü Kapalıçarşı’ıdan güne başladım. Esnafta yeni hazırlanıyordu güne kimisi abi gel good morning diyordu. Kimisi neden geldin bu saatte bakışı atıyordu.            Bilmediğim sokaklarında dolaştım daha sonra o kadar gelmişken tarihin içinde bir çay içmeden gitmek olmazdı. Kapalıçarşı’yı hızlıca arşınladıktan sonra Nuri Osmaniye kapısından çıkıp Kendimi Starbucks’ta kahvaltı yaparken buldum. Çok soğuk bir İstanbul gününde internetinden de yararlanabileceğim mutlu mekan da 2 saat geçirdikten sonra doğru Taksim’e nasıl mı? Ara sokaklardan Sultanahmet  oradan tramvay Karaköy’de inip tünelden doğru İstiklal Caddesi.        Yürümeyi istemeyen ben oradan nostaljk tramvaya binerek doğruca meydana vardım. Çok sevgili arkadaşım orada beni bekliyordu. Onunla oradan buradan dünyadan siyasetten...

İstanbul'un çeşmeleri akmaz!

    İstanbul'daki çeşmelere ilk kez su getiren Mimar Sinan'dır.Kanuni Döneminde evinde su akan tek kişi olan Mimar Sinandır.Süleyman ölünce 90'lı  yaşlarındaki Mimar Sinan'ın kapısı bir gün çalınır ve belge istenir.    Koca Sinan Padişah Fermanıdır belgeye ne hacet der.Dinleyen kim.Ve İstanbul'a suyu getiren Büyük Usta çeşmelerinden su akmayan evinde hayatını kaybeder.

Yalancı ama gerçekten aşık bir adam.

Adam birine aşık oldu!. Gözleri ona bakıyordu sözleri başkasına.görmekten korktu sevdiğini,sevdiğinden korktu belkide oda bilmiyordu ne olduğunu duygularına.çünkü duygusuzdu. Duygusuz olmayı öğrendi …öğretildi..adam aşk acısı bile çekmedi, bırak aşkı yaşasın.Cümleleri farklıydı düşüncelerinden….yıllarca onu beklemiş gibiydi.gördüğü an farketti onu beklediğini. Saklmak bile imkansızdı artık, nasıl saklasın artık gözleri yanıyordu, yüreği çarpıyoru..acı çekiyordu.. Acı çektikçe yalana sarılıyordu.her gördüğüne birşeyler söylüyor.hepsini unutuyordu.geleceği düşünmüyordu.gelecek  adam için .. Sevmek eskidenmiş güzelim.Adam aslında yalnız.çok yalnız.hep yalan söylüyor.Yalancı ama gerçekten aşık bir adam artık her hafta sizlerle...