İstanbul'da ayaz bir gün

          İstanbul bugünlerde ağlıyor. Hatta bazen kar ağlıyor. Kim tutar Seğmen’i yağmurun ve karın durduğu ayaz bir pazartesi günü Kapalıçarşı’ıdan güne başladım. Esnafta yeni hazırlanıyordu güne kimisi abi gel good morning diyordu. Kimisi neden geldin bu saatte bakışı atıyordu.   
        Bilmediğim sokaklarında dolaştım daha sonra o kadar gelmişken tarihin içinde bir çay içmeden gitmek olmazdı. Kapalıçarşı’yı hızlıca arşınladıktan sonra Nuri Osmaniye kapısından çıkıp Kendimi Starbucks’ta kahvaltı yaparken buldum. Çok soğuk bir İstanbul gününde internetinden de yararlanabileceğim mutlu mekan da 2 saat geçirdikten sonra doğru Taksim’e nasıl mı? Ara sokaklardan Sultanahmet  oradan tramvay Karaköy’de inip tünelden doğru İstiklal Caddesi. 
      Yürümeyi istemeyen ben oradan nostaljk tramvaya binerek doğruca meydana vardım. Çok sevgili arkadaşım orada beni bekliyordu. Onunla oradan buradan dünyadan siyasetten kadından erkekten seksten işten her şeyden konuştuk.O bir dosttu galiba..Adını söylemem..Birlikte İstiklal’in soğuğunu yiyerek doğru tünele doğru yürüdük. Galata’ya gitmeden metronun oradan Doğan apartmanın önünden Karaköy’e indik .Bir tarafta mavi önlüklü ilkokul çocukları bir yanda Avustralya lisesinin öğrencilerinin arasından. 
     Karaköy’de birkaç sevimsiz mekanın ardından Lal Dedeoğlu’nun oluğunu duyduğum Bej cafeyi gördük. Tamamen tesadüf. Garsonların asabiyeti dışında çok hoş bir mekan, ha birde koskoca cafe de sadece bir tane şekerlik olması da çok komikti.1 saat sohbetin ardından günü İstanbul’un en güzel manzaralarından birinden Kabataş’ta tamamladık.
     İstanbul kadın İstanbul erkek İstanbul aseksüel….  İstanbul  hüzünlü bir orospu…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

istanbul aşkına

Yalancı ama gerçekten aşık bir adam.

bunun adı ne bilmiyorum.