doğum gününü yalnız geçirdiğinde vazgeçti korkularından

         Kendini bilmiyordu ..keşfediyordu..merak ediyordu.yaşamayı.ne yaşayacağını nasıl yaşanacağını kiminle yaşanacağını belkide kiminle olduğunun önemi yoktu.Korkuyordu deli gibi..Geleceğinden korkuyordu.kendinden korkuyordu.Sonra korkularından vazgeçti.Tüm cesaretini topladı doğum gününü yalnız geçirdiğinde vazgeçti korkularından.Ve gerçek adını bile bilmediği biriyle buluştu..Gitmiyordu ayakları vazgeçiyor du.Beklediği saati de geçmişti..Ekildim nasıl sa dedi ve geri dönecekti.Beyaz pantolonu vardı üstünde üstünde ne var hatırlamıyordu bile siyah bir ceket kalmış hatırında..Sonra beklediği tanımadığı işi geldi.Ve gerçek adını bilmediği  birinin evine gitti. Tanımadıklarının verdiklerini yeme cümlesi aklına geldi.İkram edilen viski'den içmedi.Evde çalan Zerrin Özer Bırak Ellerimi şarkısı her yerdeydi.Ama bu evi tanıyordu.gelmişti daha önce..Bir ara sevişmeye gittiler. o an aklında geçenleri ya hatırlıyor ya da hatırlamak istemiyor du.Korkular gözyaşı .Ev deniz kokuyor du ..Deniz tutkunuydu ne de olsa..Apple pc de I tunes da çalan müzikler evdeki tüm hoparlörlerde yankılanıyordu kim bilir bir daha karşılaşmayız .Liste de Zerrin Özer vardı galiba...Sonra tanıdığı ama ilk kez geldiği evde çıplak oturduğu kanepe de bomboş oturdu.Pizza ister misin sesiyle irkildi.Evet dedi ......Hatırladığı buydu...Sonra hatırlamaya çalışırken o evi..Yerdeki mecmuayı gördü.Çok okumazdı ama şans o sayısını okumuştu.Tüm benliğiyle yazıyordu ev sahibi ve ev...Evet mecmua da gördüğü eve gelmişti o evde korkularıyla yüzleşmişti..Pizza yerken gerçek adını söylemişti.Ve bir daha ne o ismi ne de o kokuyu unutmuştu..Çok ünlü bir markanın klasik bir kokusuydu...Koku müzik pizza korkular..Ve ilkler...O evden çıktı ve kalabalığa karıştı..Bir daha görüşmeyeceğini düşünerek..Ağlayarak böğürerek ağlayarak ...Bakanları umursamadan..Çok yanılmıştı.Bilmiyor du gecenin bir yarısı yatağından kalkıp onun yatağına girmeyi.Aynı evde ayrı yataklarda uyumak için bile olsa km ler ce yolu gidiyordu.Pendik'ten Mecidiyeköy'e gidiyordu.giderken pişman değildi.her seferinden bir daha hayır dedi ama hep gitti..


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

istanbul aşkına

Yalancı ama gerçekten aşık bir adam.

bunun adı ne bilmiyorum.