yolun başında

eskiden bulduğum boş kağıtlara yazardım saatlerce.
neyi mi?
hayalleri mi? hayatı mı? yaşadıklarımı? yaşamadıklarımı? yaşayamadıkları mı?
buraya da yazdım zaman zaman. imla kurallarını hiç sevmedim. dil bilgisini hiç sevmedim.
zarf ve zamiri halen ayırt edemem.
evet edemem. ayırt edemem.
ben bilmem. belki de bilirim. ben böyleyim.
ben nasılım?
ben kimim ben neyim?
hep sordum ben. cevap olmadı hiç.ne verecek cevabım var. ne de cevaplara inancım.
hayatta cevap yoktur. sadece soru vardır bence..
ne cevap verirsen ver. soru sorulmuştur.
çok hastayım bugün.
sigaraya bugün de başlayamadım. tek eksiğim oymuş gibi. hayatı komple eksik biri için.
belki o tamamlar diye...



yazmak dedim ya ben yazarım. eskiden kağıtlara arada defterlere. bezen bloguma.
eskileri okuyunca anladım ki.
her şey aynı. aslında şu an.
dünyanın en güzel sesinden en şarkıyı dinlemek gibi...
ama şarkı bitiyor.
yazdıklarım aynı. yaşadıklarım aynı . yattığım insanlar bile genelde aynı.
farklıları oldu onlarında sadece isimleri başkaydı. hepsi sendin.
ben artık şarkı söylemek değil, şarkı söylemek istiyorum.
her şeyin biteceğini en iyi bilenlerdenim.
uyanmamak için uyumakla bir farklı yoktu gelmemek için gitmenin.
ama hep geldim.
sana gittim ona geldim.
sonra uyudum. yada koştum. uyumak yada koşmak iyi geliyordu en çok.
ikisinde duymuyordum kendimi.
28 yıldır konuşan biriyle yaşamak çok zor çok.......
susmuyor.
kah sözünden çıkmadım onun kah duymazlıktan geldim.
sona ne mi oldu ...herkes kendiyolunda. ben yolun başında..............................



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

istanbul aşkına

kaderine gülümsedi