Bir gün kahkaha atmaktan vazgeçecekti.
Ben sevmekten vazgeçtim. Sen neden bahsediyorsun. Keşke
ruhumu bu kadar yormasaydım. Keşkelerim var benim evet. Tek gecelik aşk
masalları yaşadım ben. Ama aşktı. Tutkuluydu. Delice seviştik. Delice SEVDİK.
Herkesten hıncımızı alıyorduk yatakta. Yaşayamadığımız en
masum duyguları hoyratça birbirimize dokunarak yaşıyorduk.
Sonra keyif sigarası yaktık….nefretimizi kusmuştuk
birbirimize.
Aşık olmaktan kokuyorduk biz. Çünkü bitecekti. Sonu yoktu.
Belki de vardı. Ama cesaretim yoktu.
O an anladım ki….
Bu kaçıncı umuttu bir selam ile başlayan. Her selam yeni bir
umuttu. Bu sefer evet dediğin bir umut. Bitmesin bu sefer dersin. Artık
bilmediğin tenlerde orgazm olmak istemezsin. Sonra bakarsın başladığın yere
gelmişssin. Ama ne geldiğin yer aynı ne de sen aynısın…
Unutarak yaşıyordu. Yoksa çoktan ölmüştü adam. Sahi bu adam
yaşıyor mu hala?
Yoo olamaz kesin ölmüştür..
Unuttukları o kadar çoktu ki bu yüzden yaşamaktan korkardı.
Yeniden unutmak …
Gülmek onun maskesiydi. Kahkahası maskesini yüzüne bağlayan
ipleri…
Bir gün kahkaha atmaktan vazgeçecekti..Sonra mı? Anladınız siz…
Maske düşecek…
Arada gülmüyordu. O zaman kendi oluyordu aslında adam.
Sustuğu zaman maskesizdi. Sustuğunda anlatıyordu .bağırıyordu.....
Neyse sigaraya gelelim, keyif sigarasını yakan sevgililer
sarıldı. Ve sabaha kadar uyumadı…
İstanbul ‘dan nefret ediyordu adam. Belki de yalan
söylüyordu. Ama hayatı yalandı.
Ama yalandan sevişmedi hiçbir zaman.
Tek gerçeği sevmekti.
Sevmekten nefret ettiği zamanlarda da aşık oluyordu…
aşka aşık olmak bence tanrının insana verdiği en güzel meziyettir bize yeterince sev diye koca bir kalp vermedimi o halde sev sev sev içinden geleni beğendiğini söyle yakaladınmı bırakma yeterki karşılıklı olsun
YanıtlaSil