Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

doğum gününü yalnız geçirdiğinde vazgeçti korkularından

Resim
          Kendini bilmiyordu ..keşfediyordu..merak ediyordu.yaşamayı.ne yaşayacağını nasıl yaşanacağını kiminle yaşanacağını belkide kiminle olduğunun önemi yoktu.Korkuyordu deli gibi..Geleceğinden korkuyordu.kendinden korkuyordu.Sonra korkularından vazgeçti.Tüm cesaretini topladı doğum gününü yalnız geçirdiğinde vazgeçti korkularından.Ve gerçek adını bile bilmediği biriyle buluştu..Gitmiyordu ayakları vazgeçiyor du.Beklediği saati de geçmişti..Ekildim nasıl sa dedi ve geri dönecekti.Beyaz pantolonu vardı üstünde üstünde ne var hatırlamıyordu bile siyah bir ceket kalmış hatırında..Sonra beklediği tanımadığı işi geldi.Ve gerçek adını bilmediği  birinin evine gitti. Tanımadıklarının verdiklerini yeme cümlesi aklına geldi.İkram edilen viski'den içmedi.Evde çalan Zerrin Özer Bırak Ellerimi şarkısı her yerdeydi.Ama bu evi tanıyordu.gelmişti daha önce..Bir ara sevişmeye gittiler. o an aklında geçenleri ya hatırlıyor ya da hatırlamak istemiyor du.Korkular gözyaşı ...

Twitter dostukları sev kardeşim

Resim
          Önceleri herkesin evinde internet yoktu. İnternet kullananların ev telefonu  meşgul çalardı. Sonra internet cafeler mırc chat odaları birkaç kaçamak porno sitesi. Yavaş yavaş Google hayatımıza girdi.                  Merak ettiklerimiz yazdık. İzledik gördük. İnternet evlerde yaygınlaşmaya başladı çok değil  10 sene önce arada bir sürü teknolojik gelişmeler oldu filan mırclar da bulunan arkadaşlıklar takma isimlerle yazışmalar  kendini bambaşka tanıtmalar filan…konumuza gelelim. 2012 yılındayız. Sosyal ağlara en karşı olanın bile bir facebook’u var. ( hele cep telefonlarından internete girilmese metrobüs otobüs nasıl çekilirdi hepimiz boyun fıtığı olacağız.) sonra twitter  foursuguare  vs  uzayıp giden bir liste.Yavaş yavaş tanımadığımız insanlarla konuşmaya başladık ünlülerle arkadaş olduk. Anne baba kardeşten çok  twitter da tanıştığın in...
Resim
Kim olduğunu bilmiyordu.... Tanımıyordu çoğunu..sadece bakıyordu adam...çoğunun adını bile bilmiyordu.sevişiyordu sürekli intikam alıyordu geçmişinden.yaşamadıklarından yaşayamadıklarından...neydi onu engelleyen onu da bilmiyordu ..vazgeçişler de yürüyordu sürekli.hayattan korkmuyordu.belki de umursamıyordu.çünkü kaybedecek hiç bir şeyi yoktu...İstiklal'de yürüyordu saatlerce..ama hiç bir mekana girmiyordu.delicesine yürüyordu. sevdiğinin kokusunu özlüyordu.Sevdiğiydi evet ama hiç bir zaman sevilmeyeceği belkide....sevgiyi yaşayamayışı onu daha da hırçın yapıyordu..kocaman bir yalnızdı....ayna ile konuşuyordu arasıra gülüyor genelde susuyordu aynaya öylece bakıyordu ..hep soruyordu kimim ben? insanların sevdiği istediği mi? yoksa olmak istediğim mi? yoksa olduğum mu?..hiç biriydi aslında bunun anladığı an uyuyordu.belki bir gün uyanmamak üzere uyuyacağını bile düşünüyordu....kimim ben kimiz biz....