Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

cesur güzel jenerik

Resim

yorgunum..

içim sancıyor.resimler duygular gözyaşları herşey yalan neden bu maskeler.hiç bir şeyi umursamamakmı gerekli sevmemelimi.hep yasakmı yaşanacak bu aşk.hep karanlıktamı hep yağmurdamı yaşanacak.uykum yok huzursuzun yalancıyım.yorgunum.içtim içitim sarhoşum..alkollik ayyaşım ..kopmalı artık inceldiği yerden.

diziler.

:1:eskiden yutdışından alırdık formatı anladık.alıştık.lale devriymiş bildiğin aşkı memnunun çakması.kzını sattı cümle bile aynı 2:konalr hep aynı zengin fakir aşkı.lüks iflas haciz marka.bunlar zaten hayatımızın tam orta  noktasında aynılarını izlemek artık zevk vermiyor.kutunda kaç para var lümpen acunkızlar ferrarinle gelmessen vermem sana modunda.erkekler bakire olmadan evlenmem.ama çıktığı kız bakire olmıyacak işin garibi..insanımın tek amacı kısa yoldan para kazanmak.

zamansız saatlerdeyim

kadın adama baktı.baktı baktıı  uzunca...onu her grdüğünde ağladı.saate bakmıyordu onu düşünürken.çünkü her şeyi silmeye hazırdı.adamınsa umrunda değildi.sesini duyunca ağlıyordu.diğer adam onu aldatıyordu.adamınsa haberi yoktu.

istanbul aşkına

sevmemeliydi adam..sevdi.sonunda yalnız kaldı.onu seveni istemdi.kendini reddetti.onu yok saydı.sonra kimi sevdiyse onlar adamı yok saydı.avare avare dolaşıyordu adam.aşkı arıyordu.sanatta sokakta.seviştiği her tende.bilmiyordu seviştiği tendemi bulacaktı aşkı.aşık olduğu tenlemi sevişecekti bir gün.ama yaşamk istiyordu aşkı.

bunun adı ne bilmiyorum.

Tam bir dolar seksen yedi senti vardı. O kadar, ne bir sent eksik, ne bir sent fazla!.. Bunun da altmış senti penniden ibaret ufaklıktı. Bu pennileri teker teker bakkal, kasap, manavla çekişe çekişe pazarlık ederek ve her defasında satıcıların cimrilik isnatları karşısında utancından kıpkırmızı kesilerek biriktirmişti. Della paraları üç defa saydı. Bir dolar seksen yedi sent, o kadar! Halbuki ertesi gün Noel'di. Kendini odadaki partal divanın üzerine atıp hıçkıra hıçkıra ağlamaktan başka çare yoktu. Della da böyle yaptı. Della'nın evi, haftada sekiz dolara tutulmuş mobilyalı bir apartman! Tasvire değer bir hali yok. Tam bir fakirhane! Aşağıda antrede, içine tek bir zarf sığdırmaya imkan olmayan bir mektup kutusu ile ölümlü bir elin asla çaldıramayacağı bir zil vardı. Kapıda da "Mr. James Dillingham Young" ismini taşıyan bir kart asılı idi. Mr. James Dillingham eve geldiği vakit size evvelce Della diye takdim ettiğimiz karısı kendisine "Jim" diye hitap ede...